Özgüven eksikliğine bağlı erken boşalma

Erken Boşalan Erkekler Tedavi
12 Ekim 2011
Psikolojik sıkıntılara (streslere) bağlı erken boşalma
03 Ocak 2012

Özgüven eksikliğine bağlı erken boşalma

İlk aşamada psikolojik sisteme bağlı erken boşalma başlığı altında düşündüğüm özgüven eksikliği, klinik gözlemlerimde ayrı bir başlığı hak edecek kadar sık karşıma çıktığı için, Türk insanı açısından ayrıca ele alınması gereken özel bir konudur. Özgüven; bir kişinin kendi değeri ve yetenekleri hakkındaki sübjektif (öznel) değerlendirmesidir. Yani kişinin kendi özelliklerinin ne ölçüde olumlu ya da olumsuz olduğu hakkındaki yorumudur. Özgüven hem kişinin “güçlü bir erkeğim”, “yakışıklıyım”, “zekiyim”, “sevilen bir insanım” gibi kendisine ilişkin düşünceleri, hem bu düşüncelerin yol açtığı “yetersizlik”, “umutsuzluk”, “utanç”, “gurur” gibi duyguları, hem de bu duygu ve düşüncelerin ifadesi olan “erken boşalma”, “sertleşme sorunları”, “çekingenlik”, “dikkat”, “iddiacılık” gibi davranışları içerir. Diğer taraftan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik, aşağılık duygusu, umutsuzluk, boyun eğme, aşırı uyum gösterme, yalnızlık, eleştirilere karşı hassas olma, güvensizlik, depresyon ve sevilmediğini hissetme gibi kavramlarla tanımlanabilir. Bu nedenle özgüven hem süreklilik gösteren bir kişilik özelliği olarak görülebilirken hem de geçici bir psikolojik durum olarak da düşünülebilir. Çünkü özgüven eksikliği bir kader değildir, ancak kişi neye inanırsa onu yaşar. Özgüven eksikliği genellikle evde, okulda veya ilk cinsel deneyimlerde yaşanılan kimi olumsuz yaşam deneyimlerinden sonra ortaya çıkar. Örneğin, kişi büyüme aşamasındayken, ebeveynleri ona sağlıklı ve destekleyici bir çevre sağlayamamış olabilir, ona karşı çok eleştirel, talep kar veya aşırı koruyucu davranmış olabilirler. Sonuç olarak, kişi zamanla kendisi hakkında olumsuz düşünmeye başlar. Bu durumda erken boşalma kaçınılmaz olarak yaşanır. Çünkü erkeklik, güç ve iktidar peniste değil kişinin beynindedir.

Özgüven erkeklerin cinsel aktivitelerdeki başarısında, partnerleriyle kurdukları ilişkilerde ve ilerideki yaşamlarında gösterecekleri başarılarda çok önemli bir etkendir. Bu nedenle erken boşalan erkeklerin özgüvenlerini güçlendirmeye yönelik hipnoz, hipnodrama, telkin, tavsiye, cesaretlendirme, danışma, güvence verme, ortam değiştirme, yol gösterme, hastayı ikna etme, hastanın ilgilerini dış dünyaya yöneltme, dış çevreye yönelik manipülasyonlar yapma, dış dünyadaki gerçek olayların incelenmesi, duyarsızlaştırma (desensitizasyon), duygusal boşalma teknikleri ve ev ödevleri verme gibi destekleyici terapi tekniklerini tedavide sıkça kullanırız. Ayrıca erken boşalan ve narsisistik kişilik bozukluğu olan erkelerdeki partnere karşı öfkenin asıl kaynağı hak edilmemiş yüksek özgüven olabilir. Erken boşaldığı için partnerini suçlayan veya ona karşı saldırganca davranışlar sergileyen narsisistik erkeklerin çoğunda kendilerini diğer insanlardan üstün kabul etme arka planda hep vardır. Hatta partnere karşı öfkelerinin mazereti de pek çok kez kendilerini hakarete uğramış veya aşağılanmış hissetmeleridir. Erken boşalmaya yol açabilen özgüven eksikliği; sınırlı bir alan için geçerli olabileceği gibi (kendimi kontrol etmeyi asla başaramayacağım, erken boşalan yetersiz bir erkeğim vb), genel bir kavram olarak da düşünülebilir (yetersiz bir insanım, değersizim, asla haklarımı arayamam vb). Özgüvenin niteliği (güvenli ya da kırılgan oluşu) niceliğinden (yüksek ya da düşük) ayrı bir özelliktir. Özgüven yüksek fakat aynı zamanda kırılgan olabilir (narsisistik kişilik bozukluğu); düşük fakat aynı zamanda güvenli olması da mümkündür (alçakgönüllülük).

Terapi seanslarında erken boşalan erkeklere, güçlü yönlerini belirlemeleri ve onların üstünde daha çok durmaları tavsiyelerinde bulunmakta fayda vardır. Dur-başla egzersizleriyle denediği her yeni şey için kişi kendine bir şans tanımalıdır, kendini yetersiz, değersiz ve küçük görmek yerine, daima kendine inanmalıdır. Çünkü önemli olan elde edilen sonuç değil, bu yolda harcanan çabalardır. Bunu bir karınca hikâyesiyle açıklamaya çalışalım:

Bir gün karınca hacca gitmek için yola çıkmış. Yolda birisi, karıncanın yavaşça gidişini görünce, alaylı bir şekilde:

“Sen bu gidişle hacca zor varırsın” demiş.

Karınca:

“Evet, belki ben bu gidişle hacca varamam ama en azından bu uğurda ölürümdemiş.

Her zaman uğrunda mücadele edecek bir şeylerin olması önemlidir. Bu yüzden erken boşalan bir erkek durumu olduğu gibi kabul etmeli ve kendini egzersizlerin her aşamasında takdir etmeyi bilmelidir. Her deneyimi yeni bir öğrenme fırsatı olarak görmelidir. Erken boşalmaktan ve hata yapmaktan asla korkmamalıdır. Asıl olan kazanmak yahut kaybetmek değildir. Ancak bu şekilde bir erkek boşalmasını kontrol etmeyi, yeni davranış kalıpları geliştirmeyi ve kendini olduğu gibi kabul etmeyi öğrenebilir. Aksi takdirde, her fırsat açılmamış bir kutu olarak kişinin içinde kalacak; dolayısıyla dur-başla egzersizleri doğrudan başarısızlıkla sonuçlanıp, kişisel gelişimini engelleyecektir. Ayrıca yaşanan süreçte kişi, Albert Ellis’in iç konuşmaları gibi oto telkin yaparak “asla başaramayacağım” gibi olumsuz varsayımlarıyla başa çıkabilir. Kişi kendine haksızlık ettiği durumlarda, “dur bakalım, o kadar da değil” diyerek daha olumlu varsayımlar üretmelidir. Örneğin, kişi boşalma kontrolünün mükemmel olmasını beklediği bir durumda, her şeyi mükemmel yapamayacağını, önemli olanın iradesiyle uyumlu davranışları elinden geldiği kadar en iyi şekilde yapmaya çalışmak olduğunu bilmelidir. Bununla birlikte yeri geldiğinde özeleştiri de yapabilmelidir. Böylece kişi kendini sever, daha iyi tanır ve bu da ona özgüven duygusu verir. Çünkü kişiler kendilerini sevdiklerinde hem duygusal hem de fiziksel olarak kendilerini güvende hissederler ve değerli olma duygusu yaşarlar. Kendilerini tanıyan insanlar kendi güçlü ve güçsüz yönlerini iyi bilirler. Partnerleriyle cinsel aktivitelere girdiklerinde kendilerini ifade ederken kendi potansiyellerinin farkında olarak harekete geçerler, pozitif düşünürler, olumsuz düşüncelere yer vermezler. Çünkü olumsuz bir düşünceyle herhangi bir başarı elde etmek çok güçtür, bu kişiyi ancak karamsarlığa götürür. O yüzden kişi kendini pozitif düşünmeye alıştırmalı ve bunu bir yaşam biçimi haline getirmelidir.

Sosyal ortamlarda ve cinsel olarak bir kadınla iletişim kurma konusunda güvensiz ve endişeli olan bir erkekle, terapist öncelikle sosyal ortamlarda nasıl davranması gerektiği konusunda onu rahatlatacak rol provaları yapmalıdır. Bu provalar iyi bir dinleyici olmak, bir sohbeti devam ettirebilmek ve göz kontağını sürdürebilmeyi içerebilir. Bir kadını heyecanlandırma konusunda kendini yeteneksiz hisseden bir erkek için, terapist farklı cinsel teknikler önerebilir. Ek olarak, partnerine kendi ihtiyaçlarını ve isteklerini ifade etme konusunda rahatsız olan bir erkeğe, terapist kendini ifade etmesi ve aynı zamanda partnerinin cinsel ihtiyaçlarını da dikkate almayı öğrenmesi konusunda yardımcı olabilir.

Kısaca özgüven ile boşalma kontrolü üzerinde denetim sahibi olmanın doğru orantılı olarak birbirini tamamladığı göz önünden kaçırılmaması gereken önemli bir noktadır. Kişiler başarılı oldukları ve üzerinde defalarca egzersiz yaptıkları boşalma denetimi konusunda daha az hata yapma olasılığına sahiptir, ancak bu yine de asla hata yapmayacakları anlamına gelmez, ama gerçekten böyle bir durumda kişi heyecanını daha iyi kontrol ettiği için daha başarılı olur. Çünkü kişi dur-başla egzersizleriyle deneyim kazanmış ve zamanla tecrübe sahibi olmuştur. Dolayısıyla kişi boşalmasını denetim altına alma konusunda ne kadar çok çalışırsa ve başarılı olursa özgüveni de o oranda artacaktır. Özgüveni artan bir erkek olumsuz duyguları ile daha kolay başa çıkabilir ve hiçbir zaman duygularının esiri olmaz, beklenmedik davranışlar göstermez, korkuları ve endişeleri ile başa çıkabildiği için cinsellikten aldığı haz da her geçen gün artar. 

Bir Cevap Yazın